Kural 1:
Gerçekler Ofisinizin İçinde Değil. Sokağa Çıkın!
Daha ilk gününden itibaren bir girişim, kurucularının vizyonlarına duydukları inanç ile kurulur. Bu durum gerçeklerden uzaktır. Kurucuların görevi bu öngörülerini önce varsayımlara, sonra gerçeklere dönüştürmektir. Müşterilerinizin yaşadığı ve çalıştığı gerçekler ofisimizin dışındadır. Bu yüzden gerçekleri bulacağınız yere, ofisinizin dışına çıkmanız gerekir. Müşteriyle geliştirme yönteminde bundan daha temel, aynı zamanda uygulanması daha zor olan bir kural yoktur. Kod yazmak, donanım geliştirmek, potansiyel müşterilerinize ulaşıp onlarla görüşmek ve bunları yazılı raporlara dönüştürmek çok daha kolaydır. Ancak bu zor görev kazananlar ile kaybedenleri belirleyen yegane unsurdur.
Müşterilerinizin yaşadığı ve çalıştığı gerçekler ofisinizin dışındadır.
Müşteriyle geliştirme yönetiminde girişimciler geliştirmeye çalıştıkları iş modellerinin her bir bileşeni için ilk elden deneyim kazanır. Bu görev başkasına verilemez. Bu araştırma girişimcilerin kendisi tarafından yapılmak zorundadır. Peki, bunun sebebi nedir?
- Ana müşteri fikirleri rastgeledir, tahmin edilemez ve genellikle bunları duymak acı verici olur. Çalışanlar kötü şeyleri yöneticilerine aktarmayı hiç sevmez.
- Çalışanlar az ya da çok risk altındadır ve dar bir bakış açısıyla müşterileri dinler. Bu yüzden rapor verirken yeterli düzeyde bilgi sunamaz. Aktardıkları bilgileri “dedikodu” olarak tanımlayıp kritik bilgiyi ihmal etme ihtimalleri çok yüksektir.
- Danışmanlar çalışanlardan daha çok risk altındadır. Genellikle müşterilerinin duymak istedikleri şeyler için, topladıkları bilgileri kendi yorumları ile renkli hale getirirler. Amaçları danışmanlık hizmetinin devam etmesini sağlamaktır. İkinci ve hatta üçüncü ağızdan girişimcilere ulaşan bilgiler bir değer taşımayacak kadar özünden uzaklaştırılmış olabilir.
Sadece girişimcinin kendisi geri bildirimleri kucaklayabilecek, onlara karşı tavır alabilecek ve hatta iş modelinin yön değiştirmek için gerekli kararları verebilecek güce sahiptir.
Kural 2:
Müşteriyle Geliştirme ve Çevik Geliştirme Yöntemlerini Birleştirin
Eğer organizasyon bir ürünü yeterince hızlı ve çevik yenileyemiyorsa Müşteriyle Geliştirme yöntemi başarısız olur. Eğer mühendislik ekibi ürünü geliştirmek için basamaklı şelale modelini kullanıyorsa, müşterilerden gelen bilgilere yeterince hızlı tepki veremeyecek kadar sağır, dilsiz ve kör kalacak demektir. Mühendisler ürünü geliştirirken katı süreçlere öylesine bağlı kalırlar ki, gerekli değişiklikler zamanında yapamaz hale gelir. Bu durumun tam aksine bir girişimin yapısında çevik tasarım metodolojisi olmalıdır. Müşteri fikirlerini hızlıca değerlendirip ürün üzerinde çevik bir şekilde değişiklikler yapılabilmelidir. Bu yaklaşım keşfedilebilir temel özelliklere sahip bir MVP modelinin mümkün olduğunca hızlı şekilde ortaya çıkmasını sağlar.
Eğer organizasyon bir ürünü yeterince hızlı ve çevik yenileyemiyorsa Müşteriyle Geliştirme yöntemi başarısız olur.
Bu kitap Yazılım veya donanım firmaları için sürekli keşfe dayalı ve kendini yenileyen bir süreçten bahsediyoruz. Kesin olarak herhangi bir yöntemi savunmuyoruz. Sadece bu tarz bir yöntemin gerekliliğinin altını çiziyoruz. Müşteriyle geliştirme yöntemi çevik şekilde çalışmanız için gerekli olan sürekli bilgi girişini sizlere sağlayacaktır.
Bir girişim henüz çalışmaya başlamadan önce girişimcilerinin müşteriyle çevik geliştirme birlikteliğine koşulsuz bir sadakat ile inanmış olması gerekir.
Kural 3:
Başarısızlık Arayışın Tamamlayıcı Bir Parçasıdır
Mevcut bir şirket ile bir girişimin arasındaki temel fark hiçbir zaman açık sözlülükle ortaya konulmaz. bu fark girişimin sürekli olarak hatadan hataya koşmasıdır.
Mevcut şirketler zaman içinde doğru ve yanlış olanı birbirinden ayırma yetisini kazanır. Bu tarz bir şirketteki başarısızlıklar istisnadır. Sadece birileri işi batırırsa bir başarısızlık yaşanır. Bir girişimde ise yaptığınız şey yürütmek değil bir arayıştır. Doğru yolu bulup, yanlışlardan kurtulmayı öğrenene kadar pek çok kez denemeniz gerekir. Başarısızlıklar sürecin doğal bir parçasıdır.
Girişimci bundan korksa bile kaderinde başarısızlık vardır.
Başarısızlıklar gerçek anlamda başarısızlık değildir, tam aksine girişimin öğrenme sürecindeki tamamlayıcı parçalarıdır. Onlarca hatta yüzlerce kez -ürün özellikleri, fiyatlandırma ve benzeri konularda- sonuçsuz denemeler gerçekleştireceksiniz. Şimdiden başarısızlığı kabullenin ve yolunuza bu şekilde devam edin. Girişimci bir şeylerin ters gittiğini gördüğünde projelerini yeni bulgular ışığında tekrardan konumlandırabilir. Neyin düzeltilmesi, neyden vazgeçilmesi gerektiğine kadar verebilir.
Müşteriyle gleiştirme yöntemi sıkça çevik yenilikler yapmanızı, bunları keşfetmenizi ve bunu sürdürmenizi, hatta yön değiştirmenizi gerekli kılar. Daha fazla deneme, daha fazla yenilik… Bu şekilde devam edecektir.
Girişimci bundan korksa bile kaderinde başarısızlık vardır.
Steve Blank – Girişimcinin El Kitabından alıntıdır.
İlk Yorumu Siz Yapın